asma
elma
goji bery
erik
kiraz
seftali
domates

Monthly Archive Aralık 2019

Çınar Ağacı

Ormanların vazgeçilmez ağaçlarından biri olan çınar ağaçları, geniş ve uzun boyları ile bilinmektedir. Yaprakları avuç içi büyüklüğünde ve parçalı bir şekildedir. Çınar ağaçları ormanlarda bulunmanın yanı sıra, dere ve nehir kenarlarında da sıklıkla görülen ağaçlardır. Dikildiği andan itibaren kısa zamanda gelişme gösterir ve uzun süre yaşamaya devam ederler. Yeryüzünde pek çok türü bulunsa da, ülkemizde tek tür çınar ağaçları yetişmektedir.

Boyları yaklaşık 30 metreye kadar ulaşabilen çınar ağaçlarının genişliği ise 10 metreyi bulmaktadır. Çınarın ana vatanı Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya kıtalarıdır. Ülkemizde başta doğu Akdeniz olmak üzere, İstanbul ve Bursa gibi büyük şehirlerde park ve yol kenarı süslemelerinde çınar ağaçları bulunmaktadır.

Defne Ağacı Nedir? Özellikleri ve Faydaları Nelerdir?

Uzun ömürlü ve dayanıklı bir ağaç olmasından dolayı, büyük şehirlerde bulunan bazı çınar ağaçları asırlık ömürleri ile tarihi değer niteliği taşımaktadır. En uzun ömürlü ağaçlardan biri olan çınar, eğer temiz bir şekilde kurutulur ve çay şeklinde tüketilirse sağlık için oldukça fazla fayda içermektedir. Yazımızın ilerleyen kısımlarında çınar yaprağının faydalarına ayrıntılı bir şekilde değindik. Şimdi dilerseniz bu güzel ve efsanevi ağacı daha yakından tanıyalım.

Çınar, çınargiller (Platanaceae) familyasından Platanus cinsini oluşturan uzun boylu kalın çaplı ağaç türlerinin adı.

Anavatanı Kuzey Amerika, Avrupa’nın doğusu ve Asya’dır. Çınarlar ormanlardan daha ziyade dere, ırmak ve nehir yataklarında bulunsa da esasen süs bitkisi olarak yetiştirilir. Bunlar allelerde, su başlarında, büyük çayırlık ve mesire yerlerinde gölge ağacı olarak dikilmektedir. Yaprakları tozdan ve gazlardan fazla etkilenmediklerinden büyük endüstri şehirlerinin caddelerinde, park ve bahçelerde fazla görünmektedir.

Genç yaşlarından itibaren genel olarak hızlı bir büyüme yaparlar. Uzun ömürlüdürler. Yaşlı çınarlar zamanla içleri çürüyüp boşaldığı halde yaşamlarını sürdürürler. Kütük sürgünü verme özellikleri vardır. Yetiştirilmeleri tohum ve yarı odunsu çeliklerle olmaktadır.

Çınar odunundan, alet sapları, fıçı, çıt kazığı yapımında ve mobilyacılıkta, ayrıca yakacak olarak yararlanılır. Ayrıca tanen içeren kabukları kabız yapıcı ve ateş düşürücü olarak içten, antiseptik olarak da dışarıdan kullanılır.

Türkiye’de doğal olarak yayılış gösteren tek tür, doğu çınarı (Platanus orientalis)’dır.

Orman bölgelerindeki dere içlerinde ve akarsu yataklarında doğal olarak yetişir. Ülkemizde yayılış gösteren türü doğu çınarıdır. (P.orientalis, Y). Boyu 30 m’ye, gövde çevresi bazen 10 m’ye ulaşabilir.

Kabukları diğer çınar türlerinin tersine küçük parçacıklar halinde ve yavaş yavaş dökülür. Elsi lopları olan iri yaprakları ve küremsi topluluklar oluşturan çiçekleri vardır. Kentlerimizde rastlanan diğer türlerinden Batı çınarının (P.occidentalis) ve Akçaağaç yapraklı çınarın (P.acerifolia) anayurtları Kuzey Amerika ve Avrupa’dır.

Tags, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

kamkuat fidanı

Kamkat Fidanı narenciye çeşitleri içinde en küçük meyvesi olanıdır.

Kamkat Fidanı diğer narenciye çeşitlerinin yetiştiği ortamda yetiştirilebilir.

Kamkat Fidanı İç mekanlarda da saksıda yetiştirilmesi mümküm olup, meyveleri kabuğu ile tüketilmektedir.

Kamkat Fidanı gribal enfeksiyonun iyi bir ilacı olduğu söylenmektedir.

Kumkuat ya da kamkat olarak bilinir.

Görsel temsilidir. Fidan gönderimi sağlanır.

1 yıl içerisinde meyve verimi sağlayacaktır.

 

Narenciye Fidanı KAMKAT Citrus fortunella

“The little gems of the citrus family”

– Kamkat, Turunçgiller içinde küçük mücevher olarak adlandırılır. Anavatanının Çin olduğuna inanılır.

– Kamkat Çincede altın portakal manasına gelir “gold orange”.

– Dünyada kabuğu ile beraber yenilen tek narenciye çeşididir.

– Evlerde, salonlarda, balkonlarda yetiştirilebilen bir meyve ağacıdır. Minyatür portakal olarak da bilinen kamkat, hem vitamin kaynağı hem de süs bitkisi olarak 5 yıldızlı otellerin iç mekan düzenlemesinde peyzaj malzemesi olarak da kullanılmaktadır.

– Batı dünyası ile tanışması 19.yüzyıl ortalarında olmuştur.

– Dünya’da, Çin, Japonya, Amerika, Porto Riko, Guatemala, Kolombiya, Brezilya ve Güney Hindistan da yetişir.

– Rize’ye 50-60 yıl önce Batum’dan gelmiş olan Kamkat uzun zaman nasıl değerlendirileceği bilinememiştir.

– Ülkemize Japonya dan gelen meyveleri, İstanbul -Bursa gibi büyük şehirlerimizin marketlerinde yüksek fiyatla satışa sunulmuş değeri ve özellikleri bilinmediğinden talep görmemiştir.

– Ruslar tarafından bu meyveye ‘Doktor’ denilmesi üzerine üretime başlanmıştır.

KAMKAT YETİŞTİRİCİLİĞİ ve FAYDALARI

Doğu Asya ve Çin’de doğal olarak yayılış gösteren çalı biçimindeki kamkat; portakal fidanı , mandalina fidanı , bergamot fidanı , limon fidanı  gibi turunçgiller ailesinin bir meyvesidir. Biçimi tıpkı limon , rengiyse tıpkı portakala benzer. Ama limon ve portakalın kabuğunu soyarak yersiniz; kamkatın kabuğunu soymanıza gerek yoktur. Kokusu bergamotu andırır ve elinizde tuttuğunuz kamkatın kokusu uzun süre gitmez.

Narenciye Fidanı KAMKAT Citrus fortunella Kullanımı:

Kamkat meyvesi , çiğ olarak tüketilebilindiği gibi, reçel, marmelat, meyve suyu, şekerleme, kek, pasta yapımında da kullanılıyor. Çin lokantalarında yemeğin sonunda yenen bir tatlı çeşididir. Kamkatmeyvesi  C vitamini yönünden çok zengin bir bitki. 100 gramında 151 miligram C vitamini var. Kas ve doku oluşumu için gerekli olan bu vitamin diğer mineral ve vitaminlerin daha iyi kullanılmasına da yardım ediyor. C vitaminine günlük gereksinimiz ise 30 miligram. Yani günlük 20 gram kamkat, günlük C vitamini ihtiyacımızı karşılıyor. Yine 100 gramı yendiğinde 274 kilokalori enerji ve 3,8 gram protein veriyor. Ülkelere, kaynaklarına ve kişisel koşullara göre değişmekle beraber ortalama günlük protein gereksinimi, erişkinler için kilogram başına 0,75–1,5 gram arasında değişiyor. Bu miktar protein günlük gereksinim duyduğumuz enerjinin %9 – %18’ini veriyor. Genel olarak günlük toplam enerjinin %10 – %15’nin de proteinden gelmesi öneriliyor. Bu durumda, 50 kilogram gelen bir kişinin günlük protein gereksinimi yaklaşık 50 gramdır. Kamkatın bileşimindeki protein miktarıysa, günlük protein gereksiniminin karşılanmasında önemli bir yer tutuyor.

Kamkat fidanı , “turunçgiller ailesinin küçük mücevheri” olarak adlandırılıyor. Bizim kamkat adını verdiğimiz bu meyve, bilim dünyasında “fortunella” olarak adlandırılıyor. Dünya halkları arasında da “kumquat ya da komquot” adlarıyla anılan meyveye “altın portakal” diyenler de var.

Narenciye Fidanı KAMKAT Citrus fortunella Yetiştirilmesi:

19. yüzyılda Avrupa ve Kuzey Amerika’ya giren kamkat fidanı , seralarda ve saksıda yetiştiriliyor. Hatta günümüzde süs bitkisi olarak balkonlarda, bahçelerde çevre düzenlemesinde de kullanılıyor. Dünyada Çin, Japonya, Amerika’da yaygın olark; daha küçük ölçekte Porto Riko, Guatemala, Kolombiya, Brezilya; Güney Hindistan’da da yalnızca deniz seviyesinden yüksek yerlerde yetiştiriliyor. Avustralya ve Güney Afrika’daysa sınırlı olarak kültüre alınıyor.

Ülkemizde ise üretim ve yetiştiricilik henüz tam anlamıyla saksının dışına çıkamamış durumdadır. Yakın gelecekte kamkat yetiştiriciliğinin hobi amaçlı olmaktan daha çok meyve üretimi amaçlı kapama kamkat bahçelerinin kurulması şekline dönüşeceği, bahçe kurmak amacıyla tarafımıza gelen yetiştirici taleplerinden anlaşılmaktadır.

Bitki Üzerinde Bir Yıl Meyve…

Kamkat fidanı , üç yaprak anaç üzerine göz aşısı yapılarak üretilir. Erkek ve dişi organları aynı çiçek üzerinde olduğundan tek bir kamkat bitkisi her yerde çiçeğe ve meyveye yatabilmektedir.

Meyveleri iri zeytin büyüklüğünde olup Nisan-Mayıs aylarında yeme olgunluğuna erişmektedir. Meyve koparılmazsa bir yıl bitki üzerinde kalabilmekte, aynı lezzetle yenebilmektedir.

Kamkatın meyveleri Haziran ayı ortalarına kadar olan dönemde toplanıp yenirse bitki yeniden Temmuz ayında çiçeğe yatabilmektedir. Aksi halde bitki zayıf kalır ve çiçek açmaz. Bitki gübre olarak azot, fosfor ve potasyuma ihtiyaç duyar.

Narenciye Fidanı KAMKAT Citrus fortunella Faydaları:

C vitamini bakımından zengin olan Kamkat fidanı , kabuğu ile beraber yenildiğinde gribal enfeksiyonları önlemede önemli rol oynamaktadır. A, B1, B2, B3 ve Kalsiyum da ihtiva eden Kamkat fidanı  , Sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.

Kamkat Nasıl ve Nerede Kullanılır?

Reçel ve marmelatı yapılır. Çok değişik bir aroması vardır. Meyve suyu ve sos olarak kullanılır. Alkollü içki masalarının bulunmaz çok değerli mezesidir. Kamkat genelde taze meyve olarak kabuğu ile birlikte yenilir. Dünya restaurantlarında tatlı ve salatalarda en gözde yeri alır.

Not: Sonbahar başlangıcı ile beraber bitki yapraklarında renk değişmesi yaşanmaktadır. Dönemsel bir durum olup ilkbahar yaz aylarında bitki normal seyrine dönecektir.

 

Sedir çamı

Sedir ağacı, tarihi milattan önceye dayanan ve birçok faydası bulunan bir ağaç türü. Dünyanın en yaşlı sedir ağacının Türkiye’de bulunduğu iddia ediliyor.

İğne yapraklı, üç köşeli, kozalaklı, çamgiller ailesinin bir parçası olan sedir ağacı, gücün, kuvvetin ve zenginliğin bir sembolü olarak biliniyor. Sevimli bir yapısı olan, piramit özellikli sedirin asil bir tarihi var. Mezopotamya’nın gözde ağaçlarından olan sedir, farklı türleri ile birçok faydası bulunan bir ağaç. Kozmetik ve ilaç sektörünün aranan ağaçlarından olan sedir, insanı ferahlatan kokusu ile de çok sevilen bir ağaç türü olarak karşımıza çıkıyor. İsterseniz tarihinden özelliklerine kadar sedire büyüteç tutalım.

Tomurcuk çok küçük olup, az sayıda pullarla örtülüdür.
İğne yapraklar genellikle üç köşeli, yatay kesitlerinde bitişik iki adet reçine kanalı bulunmaktadır.
Yapraklar uzun sürgünler üzerinde tek tek, seyrek ve dağınık olarak dizilirler.
İğne yapraklar dökülmeden ağaç üzerinde 3-6 yıl kalırlar


Çiçeklerimize özel üretilen kutularımız darbe ve ezilmelere karşı güçlendirilmiş mukavvadan üretilmektedir.
Her gönderimde, toprağının dökülmemesi için özel streç kullanılarak toprak dökülmesi engellenmektedir.
Yazın sıcaktan etkilenmemesi ve kargo aşamasında kurumasını önlemek için yetecek su ve nem ortamı sağlanmaktadır.
Kış dönemi ise soğuktan zarar görmeyeceği şekilde ekstra ambalaj ile kutulama yapılarak gönderimi yapılmaktadır.
Cumartesi günleri verilen kargolar, ürünün zarar görmemesi için pazartesi günü kargo firmalarına teslim edilmektedir.
Gönderimi yapılan bitkileri kargodan teslim alırken lütfen kontrol ediniz, darbe veya hasar varsa lütfen tutanak tutturunuz.
Bu sebeple lütfen kargodan teslim alırken öncelikle kutusunu, sonra ise açarak ürünü kontrol ediniz.
Çiçek ve bitkilerin kargolanmadığı sürece iptal edilmesi mümkündür. Talebinizi bildirmeniz yeterlidir.
Kargolanmış canlı bitkilerde sipariş iptali veya cayma hakkı kullanılamamaktadır.

 

 

Sedirin Milattan Önceye Uzanan Tarihi 

Mezopotamya’ya yayılmış bir ağaç olan sedir, Hititler’den Eski Mısır’a kadar geniş bir coğrafyada yetişmiş ve birçok alanda kullanılmış bir ağaç türüdür. Milattan önceye uzanan bir tarihe sahip. Osmanlı’da da birçok alanda kullanılmış bir ağaçtır. Sedir, Hititler’de de kutsal bir ağaç olarak kabul edilmiş. Dalları dinsel törenlerde tütsü olarak kullanılmış. Kutsal olduğu için mabetlerin ve dini mekânların yapımında da tercih edilmiştir. Mesela Kudüs’teki Süleymaniye Camii’nin yapımında tonlarca sedir kullanılmış. Lübnan bayrağındaki ağaç simgesi Lübnan sediridir ve güç ve kuvveti temsil eder. Eski Mısır’da cesetlerin mumyalanmasında sedir reçinesi kullanılmıştır. Sedir, özellikleri sebebiyle gemi yapımı için oldukça elverişli bir ağaç türü. Tarihte sedirin çok yetiştiği bölgelerde gemicilik ve denizcilik çok gelişmiş ve dolaylı olarak da ticaret çok ilerlemiştir.

Anadolu’nun anıt ağaçlarından biri olan sedir, İstanbul tarihine de ışık tutuyor. İstanbul Yenikapı’daki arkeolojik kazılarda bulunan gemi enkazlarında da sedir ağacı kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu kazılardan bulunan gemiler, İstanbul tarihini 8500 yıl öncesine götürmüştür. Eski Türk evlerindeki ahşap bölümlerde de sedirin izlerini görüyoruz. Osmanlı’da “dağların kadısı” ifadesi sedir için kullanılmıştır. İstanbul’un Emirgan, Ayazağa ve Beylerbeyi korularında, Adalar’da da sedir ağaçları bulunmaktadır.

Türkiye’nin en geniş sedir ormanı Toroslar’da bulunuyor. Toroslar’ın ikliminde yetişen sedirler çok uzun yıllar ayakta kalabiliyor. Türkiye’nin en yaşlı 10 ağacı arasında iki adet sedir ağacı bulunuyor. Bu ağaçlardan birinin dünyanın en yaşlı sediri olduğu iddiası var. Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Karacaören köyü yakınındaki Dibek Tabiatı Koruma Alanı’nda bulunan sedir, Türkiye’nin en yaşlı ağacı olduğu kabul ediliyor. Bu ağacın 2332 yaşında olduğu tespit edilmiş. Halk arasında ‘ambar katran’ olarak anılan bu sedirin dünyanın en yaşlı sediri olduğu da iddia ediliyor. Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Göltarla köyü yakınındaki Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı’nda dik bir yamaç üzerinde bulunan ve 2000 yaşında olduğu tespit edilen sedir de ‘koca katran’ olarak anılıyor. Öte yandan, Lübnan’da 2000’li yaşlarda 400 sedir ağacı korumaya alınmıştır.

Sedir Ağacının Özellikleri Nelerdir?

Sedirin tarihi kadar özellikleri de dikkat çekici. İki bin yıldan fazla yaşayabilen sedirin yapısı birçok alanda tercih edilmesine yol açmıştır. Botanik literatüründe ‘Pinaceae’ denilen çamgiller familyasına dahil olan bir ağaç türüdür ve ‘Cedrus’ cinsini oluşturur. Sedir, yaprak dökmez, her zaman yeşil kalabilir. Yeşil, kalın ve iğne yaprakları vardır. Yapraklar ağaç üzerinde 6 yıla kadar kalabilir. Yaprakları üzerinde kozalakları vardır. Sedir ile çam ağacı benzer özellikler gösterir. Ancak yaprakların uzunlukları ile birbirlerinden ayrılırlar. Sedirin yaprakları kısadır, uzun yapraklı ağaçlar da çamdır. Sedirin kozalakları çam kozalaklarına göre daha ince ve uzundur. Sedirin kozalaklarının oluşması da yaklaşık 26 ay sürmektedir. Sedir, uzun bir sürede yetişen, güçlü bir odunu bulunan dayanıklı ağaç türüdür.

Sedir, yarı ışık ağacıdır ve sıcak bir ortam arar. Neme çok ihtiyaç duymaz. Soğuk havalara dayanıklı değildir. Bu sebeple belli bir ısının üzerindeki iklimlerde yetişir. Bu sebeple anavatanı Akdeniz’dir. Kumlu, killi ve kireçli topraklarda yetişir. Sedir ağacının egzoz gazından olumsuz etkilendiği, yol kenarlarındaki sedirlerin kuruduğu tespit edilmiştir. Sedirler, tohumla yetiştirilir. Boyları 50 metreye kadar uzayabilir.

Sedirin Faydaları Nelerdir?

Sedir ağaçlarının bulunduğu ormanlar, tarihte en çok kıyıma uğrayan ormanlardır. Sedirin değerli ve faydalı odunu insanoğlunun hep ilgi odağı olmuştur. Dayanıklı, kullanışlı ve insan sağlığı açısından yararları sebebiyle sedir ormanlarında sık sık kesim yapılmaktadır. Bu kadar ilgi gören sedirin faydaları saymakla bitmiyor. Cilt, sindirim ve bağışıklık sistemleri, akciğer rahatsızlıkları, idrar yolları rahatsızlıkları gibi hastalıklarda faydaları tespit edilen bir ağaç türüdür. Kozmetik ve ilaç sektörünün sık sık başvurduğu bir ağaç olan sedirin yaprakları, kozalakları, reçinesi ve odunu birçok sektörde tercih ediliyor.

Sedir ağacından elde edilen sedir yağı, insanlar açısından en büyük faydası bulunan bir ürün. Cilt problemleri için birebir. Ciltteki gözenekleri açarak canlandırdığı, siyah noktaları yok ettiği, cilt yağını dengelediği, aknelere karşı mücadele ettiği, cildi güzelleştirdiği tespit edilmiştir. Sedir yağı ayrıca, saç kırıklarının onarımı ve saçlarda kepek oluşumunu önlemek için kullanılabiliyor.

Sedir yağı sindirim sisteminin düzeni için de kullanılıyor. Kilo sorunu yaşayanlara bazı durumlarda tavsiye edilebiliyor. Öksürük, bronşit, idrar yolları rahatsızlıkları, bağırsak problemleri gibi durumlarda da tedavi amaçlı kullanılabilen sedir yağının, gastrit ve ülser gibi mide sorunlarına da faydası tespit edilmiş. Stresli ve sinirli durumlarda da sedir yağının sakinleştirici özellikleri bulunuyor.

Sedir ağacı kötü koku giderme amaçlı da kullanılabiliyor. Terleyen insanlar sedir yağı kullanarak rahatlama sağlayabilir. Sedir ağacı kokusu ferahlatıcı ve huzur verici özelliğe sahip. Sedir ormanları temiz hava almak için güzel bir seçenek. Bu sebeple saunaların yapımında da sedir ağacı kullanılıyor. Saunalardaki güzel ahşap ve orman kokusu, bu ağaçların odunlarının yaydığı bir kokudur. Sedir ağacından kolonya da yapılmaktadır. Hatta sedir kolonyasının dünyanın ilk kolonyası olduğu iddia edilir.

Sedir odunu ve dalları da bazı sektörlerde kullanılıyor. Talaş haline getirilen sedir dalları ve odunu su buharı ile damıtılarak eter yağı elde ediliyor. Sedir yaprakları ve kozalaklarından çay da üretiliyor. Osmanlı döneminde de sedir ağacından sarı katran elde edilerek Avrupa’ya satıldığı kayıtlarda yer alıyor. Sedir ağacında yetişen kozalaklar da dekor amaçlı kullanılabiliyor.

Sedirin odununda reçine de bulunur. Sedir reçinesi oldukça yararlıdır. Sedirin gövdesinde bir yaralanma olduğunda bu bölgeye reçine sürüldüğünde ağacın kendi kendine iyileştiği görülmüştür. Sedir reçinesi, halk arasında da mikrop öldürücü ve enfeksiyon önleyici özelliği bulunan ilaç gibi kullanılabilmektedir. Sedir reçinesinin fosilleşmiş hali de ‘kehribar taşı’ olarak karşımıza çıkar. Reçinenin kokusu sedirin kurtlanmasını ve böceklenmesini de önlemektedir. Evlerde kullanılan sedirin kokusu, tahtakurusu ve haşereleri uzak tutar. Gövdesi ve odunu dayanıklıdır, hoş kokuludur.

Sedir Ağacı Türleri Nelerdir?

Asırlardır hem ağaç olarak hem de odun olarak insanlığın hizmetinde olan sedir ağacının birçok ülkede bazı türleri bulunuyor. Özellikle Akdeniz iklimdeki ülkelerde farklı türde sedirler yetişebiliyor. Sedir ağacı türlerini şöyle sıralayabiliriz: Lübnan sediri, Kıbrıs sediri, Himalaya sediri, Atlas sediri

Türkiye’de en çok Toroslar ve Amanos Dağları bölgesinde Lübnan sediri koruları ve ormanları bulunuyor. Toroslar’da yetişen Lübnan sedirinin diğer adı Toros sediridir. Bu türe ‘katran ağacı’ de denilmektedir. Toros sediri, Toros Dağları ve Çukurova civarındaki ormanlarda çok sık görülmektedir.

Çamgiller ailesinden olan sedir ağacı, iğne yapraklı bir ağaç türüdür. En çok Akdeniz iklimini seven ağaçtan sağlık sektörü de faydalanmaktadır. Sağlığın yanı sıra birçok şeyde de kullanılan ağaç, kilo kontrolünün yanı sıra kozmetik alanında da yüksek oranda kullanılmaya başlanmıştır. Cilt yenilemekle birlikte saça maske olarak da kullanıldığında da saça canlılık ve hacim vermektedir. Ham maddesi de oldukça kolay bir şekilde bulunabilmektedir. Uzun yıllar yaşama bileceği gibi yaprakları da ağacın üzerinde 5 yıl kadar yaşayabilmektedirler. Ağaç kozalaklı olarak çiçeği görülmektedir.

  • Potasyum ihtiyacı olur fakat aşırı azota tahammül etmez buna bakımı sırasında dikkat edilmesi gerekmektedir.

  • Sonbahar aylarında bakımı yapılması en uygunudur.

  • Gübreleme dönemleri haricinde gübreleme yapılmamalıdır.

  • Canlı dallar kesilmemeli uzaması engellenmemelidir.

  • Üreme döneminde ve kozalaklaşma dönemlerinde budama ve kesme işlemi yapılmamalıdır.

  • Yaprak toplama ve kozalak toplama dönemleri dışında kozalakları toplanmamalıdır.

  • Bakımı kolay ve basit yetişen bir ağaçtır. Bu sebeple de fazla bir bakım gerektirmez, uygun ortam ve koşullarda kendi kendini yenileme özelliğine sahiptir.

  • Dalları kesilirken kesilmesi gereken yerden fazla kesilmemelidir.

  • Kozalaklar dökülmeye başladığı zaman uygun şartlarda toplanmalı ve ağaca zarar verilmemelidir.

Sedir Çamı Özellikleri

Birçok şeye iyi geldiği bilinen ağacın yaprakları uzun ve seyrek yapıdadır. Ağacın üzerindeki erkek çiçekleri silindir şeklindedir ve ortalama olarak 5 cm boyundadır. Erkek çiçeklerin renkleri sarıdır. Dişi çiçekler ise erkek çiçeklere göre daha küçüktür. Renkleri yeşilimsi bir renk olan çiçeklerin boyu ise 1.5 cm civarındadır. Çiçeklerde döllenme zamanı ilkbahardır. Ağacın kozalaklaşma süresi ise 26 ay civarındadır. Kozalakların sapı kısa ve klan biçimdedir, kozalaklar olgunlaştığı zaman pulları dağılır.

Sedir Ağacı Hakkında Bilgi

Neme ihtiyaç duymaz. Eşeysiz üreme yolu ile kolaylıkla üreyebilir. Uzun ömürlü olmasından dolayı kendine göre bir ortamda uzun yıllar yaşayabilmektedir. Kumlu, kireçli ve killi kum ortamında yaşar. En doğal yaşam yeri Akdeniz iklimidir. Cilt, saç ve birçok sağlık konusunda iyi gelmektedir.

Sedir Çamı Faydaları

Sedir çamının birçok faydası bulunmaktadır. Ciltteki gözenekleri açarak yenilenmesi sağlamaktadır ve ciltte en önemli sorun olan siyah noktalara da düzenli kullanıldığı taktirde gözle görülür sonuçlar vermektedir. Saç bakımında özellikle kırılma ve kepeklenme sorununa iyi geldiği üzere sağlıklı saçlara ulaşmakta da en etkili çözüm olarak kullanılmaktadır. Ciltte akne ile savaşmaya da bire bir en iyi çözüm olarak kullanılmaktadır. Ayrıca sedir ağacının da sakinleştirici özelliği bulunmaktadır. Bunların yanı sıra öksürüğe, idrar yolları enfeksiyonuna ve bronşite de iyi gelmektedir. Terlemeyi önleme etkisi olduğundan dolayı da çok fazla terleyen insanlar içinde rahatlıkla kullanılmaktadır. Bunların yanı sıra mide rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Ayrıca da kozalakları dekor amaçlı da evleri süslemektedir. En güzel ve doğal görünüme sahip olduğundan da ev dekorunda en çok kullanılan ürün olmuştur.

Mavi Ladin Çamı

Kabuk ince ve pulludur. Genç ağaçlarda taç konik, yaşlılarda silindiriktir. Sürgünler kalın, turuncu-kahverengi, genellikle pürüzsüzdür. İğne yapraklar 15-30 mm uzunlukta, kalın, soluk boz-yeşil veya parlak mavi, ucu sivridir ve altında tek bir stoma bandı yer alır. İğne yapraklar koparılınca bir koku verir.

Kozalaklar sarkık, ince uzun, silindirik, 6-11 cm uzunlukta, kapalıyken 2 cm genişliğinde, açıkken ise 4 cm genişliğindedir. İnce bükülebilen kozalak pulları 20-24 mm uzunluğunda kenarları dalgalıdır. Kırmızımsı menekşe renkli kozalaklar 5-7 ay sonunda olgunlaşır. Tohumlar siyah, 3-4 mm uzunluğunda, ince uzun, tohum kanadı 10-13 mm olup donuk kahverengidir.

Peyzaj’da kullanımı;MAVİ LADİNiğne yapraklı türler içerisinde en popüler olanıdır ve gösterişli parlak koyu yeşilimsi mavi iğne yapraklar için yetiştirilir. Ticari değeri son derece yüksektir; tohumdan, çelikyoluyla ve aşı ile üretimi yapılmaktadır.Kabuk ince ve pulludur. Genç ağaçlarda taç konik, yaşlılarda silindiriktir. Sürgünler kalın, turuncu-kahverengi, genellikle pürüzsüzdür. İğne yapraklar 15-30 mm uzunlukta, kalın, soluk boz-yeşil veya parlak mavi, ucu sivridir ve altında tek bir stoma bandı yer alır. İğne yapraklar koparılınca bir koku verir.

 

Kabuk ince ve pulludur. Genç ağaçlarda taç konik, yaşlılarda silindiriktir. Sürgünler kalın, turuncu-kahverengi, genellikle pürüzsüzdür. İğne yapraklar 15-30 mm uzunlukta, kalın, soluk boz-yeşil veya parlak mavi, ucu sivridir ve altında tek bir stoma bandı yer alır. İğne yapraklar koparılınca bir koku verir.

Leonardit

Organik Toprak Düzenleyici

Leonardit Organik Toprak Düzenleyici Gübre

Leonardit, linyitin kömürleşme esnasında yüksek oranda oksidasyona uğramış hali olup, %35-85 arasında değişen miktarlarda hümik asit içeriğine sahiptir.

Leonardit, yüksek oranda hümik asitler dışında; karbon, makro ve mikro besin elementleri içeren, kömür düzeyine ulaşmamış tamamen doğal organik madde olarak da tanımlanır. İçerdiği yüksek orandaki hümik asitlerden dolayı önemli ekonomik değere sahiptirler.

Leonardit Organik Toprak Düzenleyici bitki besin maddeleri ile toprakta karıştırıldığında fosfor bakımından kaliteli, potasyum bakımından yetersizdir. Toprak reaksiyonları (ph) ise nötr düzeydedir.

 

Leonarditten elde edilen humik maddeler; humin, humik asit, fulvik asit ve ulmik asittir. Toprak; canlı, cansız ya da çürümüş olan organik maddeleri içerir ve tamamen çürümüş olan organik bileşenler humus olarak adlandırılır. En iyi humus kaynağı çürümüş bitki ya da kompost materyallerdir. Yuksek hümik asit içeriğine sahip humatlar da iyi bir humus kaynağı olarak bilinmektedir.

 

Leonardit Organik Toprak Düzenleyici Gübre Kullanımı Ve Yararları

En kısa ifadeyle LEONARDİT’in kullanılması bitkiler için çok önemlidir. Yeter ki, bitki yüzeyi kalın bir tabaka şeklinde örtmüş olmasın. Ekili alanlara uygulanması ile boş yere de uygulanması arasında çok az bir fark mevcuttur. Sadece uygulama şartları değişecektir.

Bununla birlikte en uygun kullanım zamanı sonbahar ile erken ilkbahardır. Sebebi ise uygulanan leonarditin, sıcaklık ve yağış farklılıklarına maruz kalarak, daha ince parçacıklara bölünmesi sonucu, değme ve etkileşme yüzeyinin artacak olmasıdır. Başlangıçta tanecik büyüklüğü çok küçük olursa uygulaması zor olacaktır.

Ekilmemiş veya hasat yapılmamış arazilere yaz aylarında uygulama yapsak dahi çok büyük bir kaybımız olmaz. Aksine uygulama kolaylığı avantaj sayılacaktır. Ancak, tanecik büyüklüğü azalmadan leonarditin birçoğu toprak altına geçeceği için etkisi geç ve yavaş olur.

Leonardit bir ilaç değildir. Takviye edici, canlı sağlıklı besleyici verim arttırıcı ve sürdürülebilir tarımın en önemli besin maddelerinden biridir. Leonarditi en ucuza en fazla miktarda uygulamaya çalışın. Bunun için işçilik ve ambalaj maliyetlerinden kurtulma yollarını deneyin. Bunun için Çimeks sizlere en uygun ve en kaliteli ürünleri sunuyor.

Dolayısıyla LEONARDİT’in nasıl uygulanacağından daha önemlisi ne kadar uygulanacağıdır. Bitki verimi ve kalitesi dikkate alındığında, leonardit kullanım avantajları genel olarak şöyledir;

  •  Verim artışı sağlanır,
  •  Daha kaliteli, canlı, sağlıklı, besleyici ve standart ürün elde edilir,
  •  Önemli ölçüde erkencilik sağlanır,
  •  Gübre kullanılması durumunda, kullanılan gübre miktarı çok azaltılır,
  •  Leonardit toprağın yapısını mükemmel bir şekilde düzenler ve ıslah eder,
  •  Çevreye zarar vermediği gibi topraktaki mevcut kirlenmeleri giderir,
  •  Toprağın sıkışmasını önleyerek daha iyi havalanmasını sağlar,
  •  Toprağın su geçirgenliğini arttırır,
  •  Kumlu toprakların organik madde miktarını arttırır,
  •  Toprağın su tutma kapasitesini arttırır,
  •  Kuraklığa karşı su kayıplarını azaltarak toprak nemini korur,
  •  Toprak rengini koyulaştırdığı için güneş enerjisinden daha iyi yararlanmayı sağlar,
  •  Topraktaki yararlı mikroorganizma faaliyetlerinin artmasını sağlar,
  •  Toprağın ph yapısını düzenler ve toprağı nötralize eder,
  •  Hümik asit yüksek tuzlanma sonucu ortaya çıkan toksitlenmeleri düşürür.

 

Leonarditin Organik Toprak Düzenleyici ve Gübre Özelliği

Topraktaki organik madde yetersizliğini en yaygın giderme yolu toprağa ahır ve işletme gübrelerini ilave etmektir. Ahır gübreleri bazı yörelerde tezek olarak ısınma amaçlı kullanıldığı için miktarları yetersiz olup her zaman bulunamamaktadır, işletme gübreleri de pahalıdır. Bu nedenle, bu açığı giderecek çeşitli organik kökenli materyallere ihtiyaç vardır. Kömür gübresi, azotun yanı sıra bitki için azot kadar önemli olan karbonu da sağlar, toprağın nem tutma kapasitesini düzenler, hızlı pH değişmelerini önler, tanelerin yığışımını kolaylaştırır ve en önemlisi toprağı yavaş yavaş besleyerek, daha fazla azotun bitkiye geçmesini sağlar. Düşük ısıl değere sahip linyitleri kullanarak azotlu gübre hazırlanması amacıyla yapılan sera denemelerinde, buğdayın özel gübreler, kömür türevli gübreler ve bu gübrelerin karışımları halinde gelişmesi izlenmiş, gerekli kıyaslamalar yapıldığında kömür kökenli gübrelerin teşvik edici olduğu ortaya çıkmıştır. Linyitlerden maksimum azot içerikli mineral gübre elde edilmesi için optimum deney şartları belirlenmiştir. Linyit ve hümik asitlerden elde edilen organomineral gübrelerin sera şartlarında uygulanabilirliği araştırılmış ve tarımda kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

   LEONARDİT  DEĞERLERİ      
   Garanti Edilen İçerik    %W/W
   Organik Madde    50
   Toplam (Humik+Fulvik) Asit    50
   Maximum Nem    35
   Ph    5-7

 

Leonardit’in Tarımda Sağladığı verim artışı ve Oranları

Domates üretiminde % 100 oranında verim artışı sağladığı bulunmuştur. Domateslerin büyüme hızına ve verim artışına büyük etkisi olduğu bulunmuştur. Domates tohumlarına leonardit uygulanması ile fide ve genç bitkinin büyümesi oldukça hızlanmıştır ve ürün veriminde önemli bir artış sağlanmıştır. Ayrıca, domates meyveleri daha büyük ve daha güzel görünümlü olmuştur. Leonardit uygulanan seralardan elde edilen domatesler daha koyu kırmızı renkte olurken, sadece NPK gübre kullanılan seralardan elde dilenler açık kırmızı olmuştur.

Çözünebilir leonardit ( Aqua Humus) tütün tarlalarında testedilmiştir. Test sonuçları göstermiştir ki, leonarditin gübre ile birlikte kullanılması tütünün veriminde ve büyüme hızında önemli artışlar sağlamaktadır. Ayrıca, büyüyen tütün yaprakları daha geniş, daha yeşil ve daha güçlü olmuştur.

Kullanılan gübreye leonardit ilave edilince şeker pancarı üretiminde % 20 verim artışı sağlanmıştır.

Toprağa sadece Leonardit( gübresiz ) karıştırılması sonucu da arpa üretiminde % 20 verimartışı elde edilmiştir.

Leonardit, normal gübre ile birlikte, meyve ağaçlarında kullanılmıştır ve gelişmeye etkisi test edilmiştir. Leonardit’in etkisi ile gövde kesit alanların %24-%47 arası oranlarında daha fazla büyüdüğü bulunmuştur.

Gül ve papatyanın miktarı %30-100 arasında artmıştır, köklenme fazlalaşmıştır ve çiçeklerin açma zamanında 10-15 gün arası erkencilik sağlanmıştır.

Bütün narenciyelerde %30-60, Pamuk %10-30, Salatalık %34-38, Pancar, Turp %25-40, Patates, Havuç %25-40, Üzüm %25-30, Mısır %30, Elma %8-20, Lahana %25-50, Arpa %15-18, Buğday %13-25, Çayır, çimen, çim %100’e kadar artış sağlanmıştır.

Leonardit her türlü toprakta ve her türlü üründe, tartışmasız bir şekilde çok önemli oranlarda verim artışları sağlamaktadır. Aynı bitki için farklı testlerde farklı verim artışı oranları bulunmasının nedenleri: Toprak niteliklerini farklı olması, Kullanılan Leonardit kalitelerinin farklı olması, İklimsel farklılıklar, Test şartlarının ve test yöntemlerinin farklı o

 

 

 

LEONARDİT ORGANİK TOPRAK DÜZENLEYİCİ UYGULAMA ŞEKLİ VE ZAMANI

 

  BİTKİLER     UYGULAMA ŞEKLİ VE ZAMANI UYGULAMA DOZU TOPRAKTAN
  SEBZELER     Toprak hazırlığı yapılırken fide ve sebze dikiminden 20 gün önce ve karık düzlemesinden önce 8-10 cm derinliğindeki toprağa karıştırılarak uygulanır Dekardaki kullanımı 100-200 kg
  Patates     Ürün ekiminden veya karık düzlemesinden önce uygulanır. Dekardaki kullanımı 150-250 kg
  Fındık, Kivi     Ilkbahar ve sonbahar aylarında saçak kısımlarına

gelecek sekilde uygulanır.

Agaç basına 5-6 kg
  Pamuk     Toprak hazırlıgı yapılırken 15 -20 cm derinligindeki topraga karıstırılarak uygulanır Dekardaki kullanımı 150-200 kg
  Bag     Ilk uygulama Ekim, Kasım aylarında 2. uygulama Nisan, Mayıs  aylarında yapılır Dekardaki kullanımı 150 -175 kg
  Fide ve Süs Bitkileri   Harç Materyaline karıştırılır. Fidanlarda dikim çukuruna atılır Fidenin büyüklügüne göre 150 -250 gr,

Agaç basına 5 -6 kg

  Kavun, Karpuz     Dikimden 15-20 gün önce 15-20 cm derinligindeki topraga  karıstırılarak uygulanır. Dekardaki kullanımı 50 -100 kg
   Yeşil Alanlar     Tohum ekiminden önce toprak hazırlıgında yeşil alanların  bakımında, kısa girerken uygulama yapılır. Dekardaki kullanımı 150 -250 kg
  Zeytin     Ilkbahar ve sonbahar aylarında toprak islemi yapılırken uygulanır Ağaç basına her yasa 2 kg gelecek şekilde
  Bugday, Çeltik,

  Arpa, Yulaf,Bakla,

  Mercimek

  Ekim, Kasım aylarında tohum ekimi yapılmadan 1 hafta öncesinden topraga uygulanarak karıstırılır. Subat, Mart aylarında  kardeslenme döneminde yağmur öncesi uygulama yapılır Dekardaki kullanımı 150 -250 kg
  Ayçiçegi, Mısır, 

  Seker Pancarı

  Toprak hazırlıgında ekimden 7 -14 gün öncesinde 10 -15 cm  derinligindeki topraga karıstırılır.   Dekardaki kullanımı 150 -250 kg toprak altı tek

uygulama

    Narenciye, Muz,Seftali, Elma,Kiraz     Ilkbahar ve sonbahar aylarında bitkinin saçak bölgelerine  uygulanır Dekardaki kullanımı 150-200 kg

 

Sonuçlar

Yapılan araştırmalar ülkemizdeki düşük kalorili linyitlerin organomineral gübre eldesi için bir hammadde kaynağı olabileceğini göstermektedir. Linyitlerden gübre üretimi amacıyla yapılacak çalışmalar ve atılacak adımlar, gübre hammaddesi bakımından dışa bağımlılığı azaltacaktır. Öz kaynaklarımız ile gübre daha ucuza elde edileceğinden ülkemizde gübre tüketimi artacak ve buna bağlı olarak topraklarımız organik madde yönünden zenginleşerek tarım ürünlerinde verimlilik artacaktır. Doğal hammaddelerden üretilecek toprak düzenleyiciler ve gübreler ülkemizde organik tarımın gelişmesine önemli katkılar sağlayacaktır.

 

 

Icon Icon Icon Icon Icon